Selülit, cilt yüzeyinde portakal kabuğuna benzeyen düzensiz bir görünüm oluşması ile tanımlanan yaygın bir cilt durumudur. Özellikle kalça, uyluk ve basen bölgelerinde görülmesi oldukça yaygındır. Yapılan araştırmalarda ergenlik sonrası kadınların büyük bir kısmında selülit oluşabildiği belirtilmektedir.
Selülit sağlık açısından zararlı bir durum olarak değerlendirilmemektedir. Ancak estetik görünüm nedeniyle birçok kişi tarafından azaltılması veya görünümünün iyileştirilmesi istenebilmektedir. Bu nedenle farklı tedavi yöntemleri geliştirilmiş ve çeşitli uygulamaların etkileri araştırılmıştır.
Selülit Nasıl Oluşur?
Selülit oluşumunda cilt altındaki yağ hücreleri ve bağ dokusu yapılarının rol oynadığı ifade edilmektedir. Yağ dokusunun bağ dokusu lifleri arasında yukarı doğru itilmesiyle cilt yüzeyinde çukurlaşmalar meydana gelebilmektedir.
Bu durum ciltte dalgalı veya çukurlu bir görünüm oluşmasına neden olmaktadır. Hormonal faktörler, genetik yapı, yaşam tarzı ve yağ dağılımı gibi etkenlerin selülit oluşumunda etkili olabileceği belirtilmektedir.
Selülit Tedavisinde Kullanılan Yöntemler
Selülit görünümünün azaltılmasına yönelik farklı tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Ancak tüm yöntemlerin herkeste aynı sonucu oluşturmayabileceği ve bazı uygulamaların etkisinin sınırlı olabileceği ifade edilmektedir.
Akustik Dalga Tedavisi
Akustik dalga tedavisinde ses dalgaları kullanılarak cilt altı dokuların uyarılması hedeflenmektedir. Bu yöntemde özel bir cihaz aracılığıyla uygulanan ses dalgalarının kan dolaşımını artırabileceği ve bağ dokusunun uyarılmasına katkı sağlayabileceği belirtilmektedir.
Çalışmalarda birden fazla seans uygulandığında selülit görünümünde azalma görülebileceği ifade edilmektedir.
Lazer Tedavileri
Bazı lazer uygulamalarında cilt altına yerleştirilen ince bir lazer fiberi aracılığıyla bağ dokusu bantlarının parçalanması hedeflenmektedir. Bu bantların kırılmasıyla cilt yüzeyindeki çukurlu görünümün azaltılabileceği belirtilmektedir.
Ayrıca lazer enerjisinin cilt kalınlığını artırabileceği ve bunun da selülit görünümünün azalmasına katkı sağlayabileceği ifade edilmektedir.
Subcision Yöntemi
Subcision olarak adlandırılan yöntemde cilt altındaki sert bağ dokusu bantlarının özel bir iğne yardımıyla gevşetilmesi amaçlanmaktadır. Bu bantların gevşetilmesiyle cilt yüzeyinde oluşan çekilmelerin azaltılabileceği belirtilmektedir.
Bazı araştırmalarda bu yöntemin selülit görünümünü azaltmada uzun süreli sonuçlar sağlayabildiği ifade edilmiştir.
Vakum Destekli Doku Serbestleştirme
Bu yöntemde cilt altındaki bağ dokusu bantlarının küçük kesici uçlara sahip bir cihaz yardımıyla serbestleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bantların kesilmesiyle dokunun yukarı doğru hareket etmesi sağlanarak cilt yüzeyinin daha düzgün bir görünüm kazanabileceği belirtilmektedir.
Yaşam Tarzının Selülit Üzerindeki Etkisi
Selülit görünümünün azaltılmasında yaşam tarzının da önemli bir rol oynayabileceği ifade edilmektedir.
Özellikle düzenli egzersiz yapılmasının kas kütlesini artırabileceği ve bunun cilt yüzeyinin daha sıkı görünmesine katkı sağlayabileceği belirtilmektedir. Ayrıca fazla kilonun azaltılmasının bazı kişilerde selülit görünümünü hafifletebileceği ifade edilmektedir.
Ancak selülitin tamamen ortadan kaldırılmasının her zaman mümkün olmayabileceği ve bazı durumlarda sadece görünümünde iyileşme sağlanabileceği belirtilmektedir.
Kremler ve Topikal Ürünler
Bazı kremler ve losyonların selülit görünümünü geçici olarak azaltabileceği ifade edilmektedir. Özellikle kafein içeren ürünlerin cilt hücrelerinde su kaybına neden olarak cilt yüzeyinin daha pürüzsüz görünmesine yardımcı olabileceği belirtilmektedir.
Ancak bu ürünlerin etkisinin genellikle geçici olduğu ve düzenli kullanım gerektirdiği ifade edilmektedir.


